19 Ocak 2016 Salı

Belgrad.. Yeme İçme Eğlenme Rehberi..

Belgrad hakkında bildiklerimizi “şurada” paylaşmıştık geçen yazımızda ve yazamadığımız “yeme içme rehberi” tadındaki yazımızı da bu haftaya bırakmıştık. Küçük bir şehir olmasına ve maksimum 3-4 günde yaklaşık tüm aktiviteleri bitirebileceğiniz bir şehir olmasına rağmen Belgrad cafe, bar, restaurant ve gece kulübü açısından gayet zengin bir portföye sahip. Biz kısıtlı sürede deneyebildiklerimizi aşağıda yazdık. Yaptığımız araştırma, okuduğumuz bloglar ve eş dosttan aldığımız tavsiyelere göre gitmek isteyip gidemediklerimizi de ekliyoruz ki en azından sizin de aklınızda bir fikir oluşturabilelim.

Kahvaltı:

Via Del Gusto: Knez Mihailova caddesi üzerinde bulunan Via Del Gusto’ya 1 Ocak sabahı gittik. Avrupa’nın herhangi bir şehrinde en çok aranan şeylerden biri kahvaltı için nokta atışı bir mekan bulabilmektir. İşte burası da bizim için tam böyle bir yer oldu. Aslında kahvaltı tabağı da vardı ama biz ıspanaklı omletini, kahvesini ve üzerine de tatlı niyetine gayet lezzetli muzlu, nutellalı krepini denemeyi tercih ettik. 800-900 RSD gibi gayet uygun bir hesap ödedik ve tıka basa da doyduk. Belgrad’da genel olarak porsiyonlar gayet doyurucu o yüzden iki kişi bir porsiyon aldığınızda bile gayet yeterli olabiliyor. Ayrıca yine Belgrad’da mekanlarda içeride de sigara içilebiliyor. Eğer rahatsız oluyorsanız Del Gusto’da sigara içilmeyen bölüm de var, tercih edebilirsiniz.

Pekara Toma: Belgrad’da her yerde Pekara olarak göreceğiniz tabelaların karşılığı bizdeki börekçi-pastane karışımı bir şey. Bunların en yaygını ise şehrin birçok yerinde şubelerini görebileceğiniz Pekara Toma. Toma kısmı gözünüzü korkutmasın gayet lezzetli börekleri, hamur işleri ve sandviçleri size Toma etkisi yapabilir. Şaka bir yana sabah kahvaltınızı burada gayet hesaplı bir şekilde yapabilirsiniz. Biz ıspanaklı, peynirli ve patatesli böreklerini denedik. Onlar “burek” diyorlar ve bu isimle satıyorlar. Ayrıca “yoghurt” isminde bizdeki yoğurtla ayran arası kıvamda içecekleri var yanında deneyebilirsiniz. Az önce de yazdım birçok noktada var ama Republike Square’deki şubesi en merkezi olanı.

Cafe/Tatlı/Gündüz Bira/Çerez:

Boutique: Ben diyeyim bir midpoint, bir num num siz anlayın nasıl bir yer olduğunu. Biz bir sabah kahvaltıdan sonra kahvemizi içip tatlımızı yemek için uğradık gayet de memnun kaldık. İsterseniz kahvaltı ya da öğle yemeği için de gidebilirsiniz konseptinden dolayı. Knez Mihailova caddesi üzerinde ve Republike meydanında olmak üzere iki farklı şubesini gördük.

Caffe Room: Aslında niyetimiz burası değil yakınlarda bulunan farklı bir cafeyi arıyorduk. 1 ocakta bir çok yer kapalı olduğundan dolayı aradığımız cafeyi kapalı görünce cadde üzerindeki Caffe Room’a girdik ve çok da memnun kaldık. Şehrin turist kalabalığından uzak, sakin bir mekanda 1-2 saatimizi geçirdik. Dekorasyon çok hoşumuza gitti. Ben Jelen içtim Betül de kahvesini denedi. Ayrıca cheesecakelerinden de çok memnun kaldık. Toplicin Venac üzerinde bulunuyor. Tavsiye ederim.




Villa Maska: Bu mekanı eğer hazırlanmadan Belgrad’a gitmiş olsak hayatta bulamazdık daha doğrusu denk gelemezdik hatta varlığından dahi haberimiz olmazdı. Blogunda yazarak bize bu mekanı tavsiye eden arkadaşlara selam göndererek bende şiddetle tavsiye ediyorum. St Sava kilisesinin biraz yukarısında sokak arasında bulunan bu cafe/bar karışımı mekan bizim en sevdiğimiz yerlerden birisi oldu. sessiz, sakin bir mekandı ve bilmeyen birinin denk gelemeyeceği bir lokasyonda olması sebebiyle de yine turistlerin ilgi alanı dışındaydı. Biranızı içip çerezinizi ya da patates kızartmanızla birlikte keyif yapabilirsiniz. İçerisinin dekorasyonu da oldukça etkileyici. Tuvalete gittiğinizde de şaşırmanıza imkan vermeyecek şekilde ayırmışlar ;) (adres: rankeova 7)

Öğle/Akşam yemeği:

Lorenzo & Kakalamba: Belgrad’la ilgili okuduğunuz blog ya da daha önce gitmiş bir arkadaşınız varsa size tavsiye edeceği mutlak restaurantlardan biri büyük ihtimalle Lorenzo & Kakalamba olacaktır. Biraz şehir merkezinin dışında olmasına rağmen her saat kalabalık olan bu restauranta gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın. -Hatta yeri gelmişken Belgrad’da eğer bir restauranta ya da akşam eğlenceye falan gidiyorsanız mutlaka arayıp rezervasyon yaptırın. Çünkü öylesine gidip kapıda alınmama ihtimaliniz çok yüksek.- Kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren farklı bir dünyaya ayak basmış hissi yaratıyor mekan. Her köşesinde her noktasında dekoratif olarak farklı bir ayrıntı mevcut. Sigara içilen/içilmeyen olarak belirtirseniz buna göre yer veriyorlar size. Yemekleri çok çeşitli ve bizim yediğimiz yemekler ve içtiğimiz şarap çok lezzetliydi. Fiyatlar böyle bir restaurant için gayet makul. Biz yemeğimizin yanında birer bardak da şarap içtik ve yaklaşık 3000 RSD civarında bir ücret ödeyerek ayrıldık mekandan. Aslında tatlı menüsüne de bakmak isterdik (dev boyutta bir menü) ama akşam yemeği için başka bir rezervasyonumuz olduğu için abartmak istemedik ki çok yerinde bir karar olmuş. Dediğim gibi mekanın her köşesi hatta tuvaletleri bile farklı detaylarla hazırlanmış. Giderseniz aklınızda bulunsun. (adres: cvijiceva 110)

Tri Sesira: Belgrad’ın en ünlü yemeklerinden biri özünde bizim İnegöl köfteye çok benzeyen ama oradaki adıyla Cevapi ya da Cevapcici olarak adlandırılan köfteler. Bunu yiyebileceğiniz en güzel mekanlardan birisi de Tri Sesira. Skadarlija caddesi üzerinde bulunan bu mekan garsonları dahil bizim restaurantlarımıza çok benziyor. Cevapiyi soğan ve patatesle servis ediyorlar ve porsiyonu cidden çok doyurucu. Bizim boş anımıza geldi ve 2 porsiyon söyledik ama siz bu bloğu okuduğunuza göre artık daha bilinçli olarak hareket edebilirsiniz ve iki kişi gittiyseniz diğer porsiyon için menüden farklı bir tercih yapabilirsiniz. Diğer bir tavsiyem akşam yemeği için gidiyorsanız rezervasyonu saat 20.00 ve sonrasına yaptırın. Çünkü daha erken saate yaptırdıysanız sizden sonra başka biri geleceği için kaldırılma ihtimaliniz mevcut. Yemek yerken fasıl eşliğinde Sırp müzikleri dinleme şansınızda mevcut. Bu yüzden geç gitmek daha avantajlı olabilir. (adres: Skadarska caddesi)

Ambar: Aslında o akşam niyetimiz Ambar’a gitmek değildi. Beton Hala’da bulunan Toro, Cantina de Frida gibi restaurantlarda yer bulamadığımız ve bu bölgede de bir akşam yemeği yemek istediğimiz için biraz da mecburen tercih ettik. Zaten yukarıdaki “rezervasyon” uyarımın temelinde de bu akşam yaşadığımız problem yatıyor. Burayı çok beğendiğimi söyleyemeceğim maalesef. Güzel ve nezih bir restaurant. Hatta girişte de çok kibarca Türkçe dahil 32 dilde hoşgeldiniz denilerek karşılandık ama yine de çok memnun kalamadık. Porsiyonlar çok küçüktü ve doyurucu değildi. İçtiğimiz Sırp şarabına da damağım bir türlü alışamadı. Beton Hala’da bir akşam ya da ögle yemeği planlıyorsanız eğer Toro’yu yada Cantina de Frida’yı tercih edin. Özellikle Toro’yu çok tavsiye etmişlerdi ancak bir kez daha gidebilirsek o zaman deneyeceğiz artık. (adres: beton hala)

Pizza Pizza: Buraya 31 Aralık akşamı zaman darlığından ve açlıktan ölmek üzere olduğumuzdan dolayı girdik aslında. Ama Belgrad’da en sevdiğim yerlerden oldu fiyatları ve lezzetiyle. Zamanınız darsa ve ayaküstü bişeyler atıştırmak istiyorsanız burayı kesinlikle denemelisiniz. Biraz salaş bir bir pizzacı ama hem odun ateşinde pizza yapıyorlar hem çok lezzetli hem de çok hesaplı =) 32-42 cm’lik pizza seçenekleri var ya da dilim pizza alabilirsiniz. Biz 32 cm’lik margarita pizza ve 2 biraya 800 RSD civarı bir hesap ödedik. Burada o paraya 2 bira bile vermiyorlar artık. Savamala’da bulunuyor mekan ve bizim eve çok yakındı. Burdan çıkıp kendinizi alkole vereceğiniz mekanlar 2 adım ötede. (adres: brace krsmanovic 3)

Akşam Bira/Patates:

Berliner: Belgrad’ın hızlı gelişen bölgelerinden Savamala’da bulunan Berliner’de dünyanın envayi çeşit bölgesinden farklı biralar bulmanız mümkün. Turistik bir bölge olduğu için özellikle akşam 21.00 den sonra baya kalabalık ve hareketli oluyor. Akşam yemeğinizi de burada yiyebilirsiniz ancak bizce biranın yanına patatesinizi söyleyip ortamın keyfini çıkarmak daha mantıklı. Patates kızartması da gayet lezzetli bu arada. (adres: brace krsmanovc 6)




Blaznavac: Tavsiye üzerine gittiğimiz mekanlardan birisi Blaznavac. Yine akşam bira çerez yapmak için ideal mekanlardan. Strahinjica Bana ve Skadarska caddelerine yakın bir mesafede. Belgrad’da birçok yerde olduğu gibi burası da daha girişinden farklı bir yer olduğunun sinyalini çakıyor. Bizim gittiğimiz saatte fazla bir kalabalık yoktu ve içerideki eski ama orijinal dekorasyonunda biralarımızı içip sessiz sakin sohbet ettik. Mutlaka listenize ekleyiniz. (adres: kneginje ljubice 18)

Red Bar: Skadarska caddesi üzerinde bulunan Red Bar’a soğuktan korunmak için girmiştik ama buranın da ortamını çok sevdik. Belgrad’da alkol olayı baya bir hesaplı olduğu için neredeyse her mekanda durup bir şeyler içmeyi görev haline getirmiştim. Çok farklı bir özelliği yok burasının ama vaktiniz varsa bir şeyler içmek için deneyebilirsiniz.

Antik: Yine Skadarska üzerinde bulunan mekanlardan birisi. Biraz yer altında kaldığı için camından içeri bakıp boş yer bulabileceğimize kanaat getirdikten sonra denedik burayı. Eski bir bina ve eski duvarlarıyla adını aldığı gibi “antik” bir mekan olmasının yanı sıra kendimizi bir nevi Nevizade’nin göbeğinde bulduğumuzu da yarım saat kadar sonra kemancıya bahşiş verirken fark ettik. Sırpların kendine has içkisi “rakija” shotları da burada Sırp fasılı eşliğinde denedik. Bizim için gayet keyifli bir deneyim oldu. Bir akşamınızı ayırırsanız pişman olmazsınız.



Gece hayatı:

Zorba Cafe: Belgrad'daki son gecemizde keşfettik bu mekanı hadi bir yere daha girelim diye dolanırken. Kendimizi "Rock Bar" ın ortasında bulduk. Süper bir yer olduğunu söyleyemeyeceğim ama fena da değildi. Kendimi biraz viskiyle puroya verdim burda. Kadeh viski fiyatları bile gayet uygun heryerde. 280-300 RSD gibi bir fiyata kadeh Jack, Chivas içebilirsiniz. İlerleyen saatlerde canlı bir grup çıkacaktı. Hem yorgunluk hem de sabah erken saatte uçağımız olduğu için kalmak istemedik konsere. Bu tarz barları sevenler için Belgrad'da güzel bir seçenek diye düşünüyorum. Yeri yukarıda anlattığım pizzacının tam da yanında. 

Mr Stefan Braun: Türkiye’de herhangi birine Belgrad dediğiniz zaman aklına ilk gelen şeylerden biri gece hayatı. “abi çok efsaneymiş orası ya” cümlesini anında duyuyorsunuz zaten. Biz Belgrad’da geçirdiğimiz üç geceden sadece birini tam anlamıyla club olarak nitelendirilebilecek bir mekanda geçirdik ve 2016’ya da bu mekanda girdik. Stefan Braun Belgrad’ın en ünlü birkaç kulübünden birisi. Bulunduğu cadde üzerinde bir binanın 9.katında bulunuyor ve tabelası olmadığı için önünden geçerken de böyle bir yer olduğunun farkında bile olamayabilirsiniz. Hatta biz binayı bulmamıza rağmen kulübün giriş kapısını bulmak için bile baya bir çaba harcadık. Normalde gece kulüpleri gece 1.00 den sonra hareketleniyor aklınızda olsun erken gitmemeye çalışın ama yılbaşı partisi için biz gece 22.00 gibi oradaydık. Kişi başı 50 € karşılığı eğlencenin ve alkolün sınırsız olduğu bir gece geçirdik (yeni yıl girdiğimiz gibi gitmiyor şu ana kadar). Anlattıkları ve övdükleri kadar var mıymış derseniz eğer evet varmış. Baya uçuk ve kopuk bir partiydi. İnanılmaz eğlendik diyebilirim. Zaten daha bu seviyeye çıkamayız diye bir daha da gece o saatlere kadar çıkmadık dışarı =) (Kızlar gerçekten çok güzel beyler)

Eğer yolunuz Belgrad’a düşerse özellikle kışın ilk sıraya Stefan Braun yazabilirsiniz. Bunun dışında Dragstore, Tilt, Beton şehrin diğer büyük kulüpleri. Kışın sönük dedikleri haliyle gece hayatı baya hareketli Belgrad’da. Yazın ise nehir üzerinde “tekne club”ların açılmasıyla birlikte coşku tava yapıyormuş. Yazın gidenlerin favori mekanı ise “Freestyler”. Evet Belgrad’a evli gitmek biraz sıkıntılı ama bizim Betül hanımla yazın tekrar gitmek için sebeplerimiz çok. Umarım bu güzel şehri tekrar ziyaret edebiliriz en kısa zamanda. Şimdilik beyaz şehir Beograd’dan bu kadar..


Sıradaki destinasyonda görüşmek üzere…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder