15 Ocak 2017 Pazar

Amerika Gezisini Nasıl Planladık?

Evet nihayet başlıyoruz artık yeniden yazmaya. Şanssızlıklar, üşengeçlikler, farklı aktiviteler derken Eylül ayının gezisini neredeyse Şubat ayına sarkıtmış olmak da benim kusurum olsun artık. Amerika gezisi birkaç yıldır gündemimizde olan ama gerek maddi zorluklar gerekse de kafamızda oturtamadığımız bir hayaldi bizim için. Bizden önce giden arkadaşlarımızdan aldığımız cesaret ve maddi olarak da gerekli birikimi sağlayacağımıza inandığımız an zaten karar verilmişti artık.



Tabi ki kolay olmadı karar verdikten sonraki süreç bizim için. Gerek vize evresi gerek gideceğimiz şehirlere olan planlama, uçak biletleri, otel rezervasyonları derken bir anda kendimizi hayalimizin ortasında bulduk. En çok da planlamayı bitirdikten sonra bizi bekleyen bir 7 aylık süreç vardı ki geriye saydığımız şafak bitmedi gitti diyebiliriz. Gün gün bekledik ve 3 Eylül 2016’da o çok istediğimiz yolculuğa başladık Betül ile birlikte. Biraz bu evrelerden bahsedelim size. Bizden ilham alıp gitmek isteyen olursa da güzel bir rehber olur okuyanlar için:

1.Amerikan Vizesi Nasıl Alınır?

Amerika’ya seyahat etmek isteyen bizim gibi birçok kişi için işin en ürkütücü, en zor gözüken kısımlarından birisi bu vize alma süreci. Vizeyi aldıktan sonra aslında o kadar da ürkütücü olmadığını anlıyorsunuz ama yine de kısaca bir üzerinden geçelim bu sürecin. Göçmen olmayan vize türleri için öncelikle şu adresten (https://tr.usembassy.gov/tr/visas-tr/nonimmigrant-visas-tr/) bilgi alabilirsiniz. Burası size karışık geliyorsa basit bir şekilde bende size anlatacağım:



Öncelikle en az 6 ay geçerliliğe sahip bir pasaporta ihtiyacınız var tabi ki. Eğer pasaportunuz hazırsa bir fotoğrafçıya gidin ve Amerika vizesi için gerekli vesikalık fotoğraf çektirmek istediğinizi söyleyin. Bu fotoğrafın ebatları 5*5, beyaz fon üzerine ve biyometrik olması gerekiyor.

Bunları tamamladıysanız eğer sıra DS-160 formunu eksiksiz olarak tamamlamanız gerekiyor. Onu da şu adresten (https://ceac.state.gov/genniv/) doldurmanız gerekiyor ve verdiğiniz tüm bilgilerin eksiksiz ve doğru olması çok önemli. Vize alma sürecinde sakın şöyle yazarsam vize alırım diye taktik geliştirmeye kalkmayın. Çünkü bu anlaşılırsa (ki Amerikan konsolosluğu zaten sizin hakkınızda gerekli bilgilere sahip) bir daha Amerika vizesi almanız imkansıza yakın demektir. Önemli olan gittikten sonra geri döneceğinize yani turist olduğunuza onları ikna edecek belgeleri sunmuş olmanız (dönüş biletleriniz, sigorta hizmet dökümleriniz, çalışma belgeleriniz, sahip olduğunuz banka hesapları, tapu senetleri ve araç ruhsatları vb. belgeler).



Formu doldurduktan sonra 160 dolar vize ücretini bankaya yatırmanız gerekiyor tabi ki ve doların son değerini göz önünde bulundurunca bu miktar bile artık bayağı bütçeleri zorlar hale geldi. Dekontunuzu aldıktan sonra da artık vize için başvuru yapabilir hale geliyorsunuz ve yine internet ya da telefon yoluyla Amerikan Konsolosluğundan vize tarihi alıyorsunuz. Vize sürecinin planladığınız tarihe çok kısa süre kala başlatmamakta fayda var çünkü dönemsel yoğunluğa göre 2-3 hafta sonraya bile mülakat tarihi alabilmeniz söz konusu.



Mülakat süreci aslında olayın hem en sıkıntılı hem de en kolay kısmı bence. Öncelikle mutlaka saatinden önce orada olun çünkü güvenlik prosedürleri çok uzun sürüyor. Giderken ds-160 formunuzun çıktısı, yukarıda bahsettiğim diğer belgeleriniz de her ihtimale karşın mutlaka yanınızda bulunsun. Genelde sormuyorlar ama olur da sorarlarsa gösterirsiniz. Yanınızda elektronik alet olmasın ama varsa da hemen konsolosluk karşısında bulunan kafelere cüzi bir ücret karşılığı bırakabilirsiniz. Mülakatta da gayet sakin olun ve size sorulan sorulara tercihinize göre Türkçe ya da İngilizce cevap verin. Bizim mülakatımız yaklaşık 15 saniye sürdü ve görevli “vizeniz onaylandı iyi yolculuklar” dedikten sonra konsolosluktan ayrıldık. Bu süreci takip eden bir haftalık süreç içerisinde de pasaportunuz size en yakın PTT’ye kargo ile gönderiliyor. İşin en keyifli kısmı ise Schengen gibi 3 ay mı yoksa 6 ay mı derdi olmadan direk 10 yıllık vizeyi veriyor olması Amerikan Konsolosluğunun. Pasaportunuz elinize gelmeden kesinlikle uçak biletleriniz ya da otel rezervasyonlarınız için ödeme yapmayın her ihtimale karşı.

2. Amerika’da gezi planı nasıl yapılır?

Amerika gezisine karar verdikten sonra hangi şehirlere gidileceği, kaç gün kalınacağı ve nasıl seyahat edileceği gibi sorulara verilecek cevaplar en stratejik kararlar olacaktır. Sonuçta Avrupa’da birkaç şehri trenle gezmiyorsunuz bir hafta içerisinde. Öncelikle ayırmanız gereken minimum zaman 2 haftadan az olmamalı. Genel eğilim Amerika’yı ikiye ayırıp doğu yakasını ayrı batı yakasını ayrı gezmek yönünde. Doğu yakasında bir tatil planlıyorsanız eğer New York-Miami-Orlando gibi genel bir tur planlayabilirsiniz. Biz bu turu tercih ettik ama Orlando’yu da programa dâhil etmemize rağmen son anda vazgeçtik ve farklı bir aktiviteye yöneldik. Tabi ki bu şekilde yapmak zorunda değilsiniz. Amerika sonuçta koskoca bir kıta ve siz daha kısa aralıkları olan New York-Washington-Boston-Chicago gibi daha kuzeyde yer alan şehirleri de ziyaret etmek isteyebilirsiniz ya da direk Florida’ya gidip Miami-Orlando-Key West-Tampa gibi daha sıcak iklimde bir tur düşünebilirsiniz. Az önce dediğim gibi ülke o kadar büyük ki New York karlar altındayken 3 saatlik bir uçuşla Florida’ya gidip okyanusa girebiliyorsunuz.



Diğer alternatif de batı yakası turu ve bu sefer de San Francisco, Los Angeles, Las Vegas, San Diego gibi şehirleri gezebilirsiniz. Burası için de yine en az 2 hafta ayırmanız gerektiğinizi düşünüyorum. Eğer gitmişken hem doğu hem de batı yakasını görmek istiyorsanız daha uzun süre ayırıp bahsettiğim şehirlerin hepsini gezebilirsiniz ama bence çok yorucu olur ve gittiğiniz şehirlerden istediğiniz randımanı alamayabilirsiniz. Bunlara alternatif olarak sadece New York-Los Angeles-Las Vegas gibi bir Doğu-Batı karması turu olabilir tabi ki. Tamamen sizin merakınıza ve zevkinize kalmış.



Biz önümüzdeki yazılarımızda anlatacağımız üzere New York (5), Miami-Key West (4), Bahamalar (4) gün olmak üzere bir tur planladık. Yetti mi derseniz hayatımızın en güzel seyahatiydi ama damağımızda bir tat bırakıp geçti diyebilirim. Tabi seyahate harcadığımız doların bize maliyeti ortalama 2,90 TL iken şu an doların 3,80 TL civarında olmasını da planlarken artık göz önünde bulundurmak zorundayız.

3. Uçak biletleri nasıl alınır?

Yukarıda bahsettiğim gibi döviz kurlarının yükselmiş olması bizim gibi zor seyahatleri minimum maliyete çıkarmak isteyen seyahat severleri (gezgin diyemiyoruz henüz kendimize) bir hayli zorlayacak noktalara geldi. Ülkemizde de deniz aşırı yolculuklarda direk uçuş için ya Thy ya da gideceğimiz ülkenin buraya direk uçan bir havayolu varsa onu kullanmamız gerekiyor. Ancak yazın ya da turistik sezonlarda gitmek istiyorsanız bu direk uçuşlar ne kadar erken bilet alırsanız alın belli fiyatların altına düşmüyor ve cep yakıyor diyebilirim. Dolayısıyla bu sezonlarda daha çok aktarmalı uçuşlara yönelmekte fayda var. Eğer Ekim-Nisan arası bir Amerika seyahati planlıyorsanız ve erken bilet alırsanız Thy ile bile gayet uygun fiyatlar yakalamanız olası. O zaman aradaki fark aktarmalı uçmanıza değmeyecek rakamlara düşebiliyor.



Biz bu seyahatimizde United Airlines’tan biletlerimizi İstanbul-New York gidiş, Miami-İstanbul dönüş olacak şekilde Frankfurt havalimanından aktarmalı olarak aldık. Ancak codeshare uçuşlardan dolayı İstanbul-Frankfurt arası uçuşlarımız THY, Amerika-Frankfurt arası uçuşlarımız Lufthansa ile gerçekleşti. Çok da memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Dolayısıyla aktarmalı uçmak konusunda çekinceleriniz varsa bence hiç çekinmeyin. Hem 12 saat direkt uçmak çok zor olabiliyor en azından ikiye bölmüş oluyorsunuz yolculuğunuzu. New York-Miami arasında ise Delta Airlines’ı kullandık. Bu uçuştan da memnun kaldığımızı söyleyebilirim. Uçak biletlerini ise seyahatten yaklaşık 9 ay önce satın almıştık ve yukarıda bahsettiğim bekleme ve şafak sayma süreci bu yüzden gayet işkence verici şekilde sürdü =)



·    Bu seçeneklerin dışında otel seçimi, cruise seyahatimiz ile ilgili detaylar da var ancak otel rezervasyonlarını şehirleri detaylı anlatırken, cruise seyahatimizi de ayrı bir yazı olarak kaleme alacağım. Ancak yine bu planlamaları da uçak biletlerini aldıktan sonra maksimum iki ay içerisinde bitirdiğimi söylemeden geçmeyeyim.

New York yazısında görüşmek üzere.


Bizi instagramdan da takip edebilirsiniz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder